BOTOXDAN FAYDA GÖRMÜYORUM

24 Mayıs 2018
Botoks ile olan ilişkiniz eski heyecanını kaybettiyse bu yazı size gelsin.
Botoks etkisinin o ilk seferdeki gibi olmaması veya etkinin çok kısa sürmesi bu uygulamayı düzenli biçimde yaptıran hastaların en çok rahatsızlık duyduğu konulardan bir tanesi.
Yüz aynı yüz, ilaç aynı ilaç, doktor aynı doktor. Nasıl oluyor da bu sefer istediğim gibi olmadı?

Acaba doktor bu sefer özenmedi mi? İlaç mı bozuktu? Bana başkasından kalan ilacı mı yaptı? Yoksa enjektörü tutan elindeki sihir mi azaldı? Oysa ki düzenli yaptırdığımda daha iyi olması, daha yavaş yaşlanmam gerekmiyor muydu?

Temel bilgileri gözden geçirelim. Botoks kasları geçici olarak zayıflatan veya felç eden bir bakteri toksini. Bakterinin adı Botulinum soyadı Clostridium. Botoksu bizim için üreten bu bakteri konserve zehirlenmesine yol açan eski bir düşman. Konservenin içinde üreyip toksin oluşturduğunda bu konserveyi yiyen kişiler felç olup ölüyorlar. Yani bakterinin amacı bizi güzelleştirmek değil. Üstelik bu bakterinin sülalesi de pek belalıdır, Clostridium ailesi içerisindeki diğer bakteriler insanlarda ciddi ve ölümcül enfeksiyonlara yol açabiliyorlar. Bilim adamları bu bakterinin ürettiği toksinlerden bir tanesini laboratuvarda üretmeyi başararak bu toksin sayesinde kontrolsüz kas kasılmalarına yol açan hastalıkların tedavisinde bir çığır açtı. Oradan da kozmetik uygulamanın yolu açıldı…

Botoksun kozmetik kullanım endikasyonu oldukça net: Mimik kaslarının aşırı düzeyde kasılmasına bağlı olarak, erken yaşta, yoğun mimik kırışıkları olan bireylerde bu kasları kontrollü biçimde felç ederek mimik kırışıklarını azaltmak.



Şimdi gelelim Botoks’dan neden fayda görmediğinize;

⦁ Bağışıklık sisteminiz çalışıyor olabilir: Bağışıklık sistemimiz vücuda yabancı mikro organizmalar ve bu mikro organizmaların ürettiği toksinler ile savaşmak üzerine programlanmıştır. Vücudumuzun bağışıklık sistemi botulinum toksin ile tanıştığında bu toksini tanıyıp onu etkisiz hale getiren, antikor adını verdiğimiz özel proteinler üretir. Botoks’un tekrarlanan uygulamalarında vücudun oluşturduğu antikorlar toksine bağlanarak onun etkinliğini azaltırlar. Her botoks enjeksiyonu adeta bir aşı gibi davranarak bağışıklık sisteminin Botulinum Toksin’i daha iyi tanımasına, daha hızlı, daha etkin ve daha güçlü bir savunma yanıtı vermesine yol açar. Bağışıklık sistemi kişiye özeldir. Botoks’a karşı gelişen bağışıklık yanıtı da kişiden kişiye değişiklik gösterir. Nadiren bazı bireyler ikinci uygulamadan itibaren etkiyi tamamen kaybederken, yine nadiren bazı bireylerde etki her uygulamada aynı düzeyde gözlenebilmektedir. Çoğu birey ise bu iki aşırı ucun arasında bir yerlerde seyir ederler.

⦁ Mimik kaslarınız küçülmüş olabilir: Bir vücut geliştirme sporcusu hayal edin, kocaman kaslı bir adam.. Kaza geçirip felç olsa ve 3 ay yoğun bakımda kalsa ne olur biliyor musunuz? O koca adam gün be gün eriyip gider. Kullanılmayan kaslar küçülmeye mahkumdur. Mimik kasları da bu durumun istisnası değil. Mimik kaslarını tekrar tekrar felç ettiğinizde kullanılamadığı için bu kaslar hacim kaybeder. Botoks’un iskelet kaslarında hacim kaybına yol açtığı bilimsel çalışmalarda gösterilmiştir. Özellikle göz çevresi uygulamalarında alındaki frontalis, göz çevresindeki orbikülaris ve şakaktaki temporalis kaslarında zamanla küçülme olur. Kaslardaki hacim kaybı aynı yüz felçli hastalarda uzun vadede gözlemlediğimiz gibi yüzeydeki yumuşak dokunun daha hızlı sarkmasına yol açar. Yüz felçli hastalarda mimik kırışıklıkları yoktur ama yüz felçli tarafta belirgin olarak erken sarkar. Ne yazık ki pek çok hasta düzenli olarak botoks yaptırdığında daha geç yaşlanacağını zanneder. Oysa ki tıp literatüründe bu yönde hiçbir kanıt yoktur. Yine pek çok hasta botoks’un etki mekanizmasını anlamadığı için sarkan dokuların da botoks ile düzeleceği gibi gerçek dışı bir beklenti içine girmektedir. Son toplamda hasta genç kalayım derken mimik kırışıklarının azaldığı ancak sarkmanın hızlandığı farklı bir yaşlanma biçimine sınıf değiştirir.

⦁ Yaşlanıyor olabilirsiniz: Moral bozmak istemem ama siz de tüm ölümlüler gibi yaşlanıyor olabilirsiniz. Botoks yaşlanmayı yavaşlatmaz, geciktirmez, engellemez. 35 yaşında botoks’dan gördüğünüz faydayı 45 yaşında görememeniz son derece normal bir durumdur. Yaşlanmanın orta-ileri evrelerinde çok karmaşık mekanizmalar ile gerçekleşen yüz yaşlanmasının bir bakteri toksini ile engellenebileceğini ummak fazlaca iyimser bir yaklaşım. şüpheciliğime temel olan gözlem, ısı hasarı mekanizmasının en basit ve en temel örneği olan “güneş yanıklarında” bile geçerliliğini koruyor.



Peki ne yapabiliriz?

Öncelikle Botoks uygulamasının doğru endikasyonda yapılması şart. Mimik kaslarınız aşırı aktif değilse ve aşırı aktif mimiklere bağlı erken yaşta sabit ve derin kırışıklıklarınız yoksa sırf arkadaşlarınızın hepsi yaptırıyor diye Botoks yaptırmanıza gerek yok.

Bir miktar mimik kırışıklığının her yaşın güzelliğinde yeri vardır. Mimik kırışıkları konusunda takıntılı olmayın. İkonik derecede güzel kadınların mimik kırışıklıkları olduğu yerde duruyorsa sizinki de durabilir.

Doğru endikasyonda iseniz ancak toksin etkisini çok hızlı kaybettiyse doktorunuz ile konuşarak Botulinum toksinin farklı bir tipine geçiş yapabilirsiniz.

Şu nokta oldukça önemli; eğer yaşlanma evresi açısından Botoks’un etki alanının dışında iseniz ve tekrarlayan uygulamalardan fayda görmüyorsanız artık Botoks uygulamasını bırakıp daha etkili cerrahi seçenekler üzerinde düşünmenizin vakti gelmiş olabilir. Siz yine de bu yazıyı okuyup kesin bir kanaat geliştirmeyin, sorunu doktorunuz ile bir görüşün....

Sevgiyle kalın, Güzel kalın



© 2017 Ozan Bitik. Tüm hakları saklıdır | Design by AlevKarimi