EĞRİ BURUNLAR ÜZERİNE

20 Eylül 2018

Eğri burunları şekillendirmek, eğri olmayan burunları düzeltmekten çok daha zor. Eğri burun ameliyatları tipik olarak daha zor, daha fazla tecrübe istiyor, en tecrübeli ellerde bile memnuniyetsizlik ve revizyon oranları oldukça yüksek. Peki neden zor? Zor derken neyi kastediyoruz?
Burun ameliyatını “zor” hale getiren şey ameliyattaki değişkenlerin çokluğuna ve ameliyatın limitasyonlarına rağmen hastalardaki ve hekimlerdeki mükemmeliyet beklentisidir. Eğri burunlar, zaten zor olan bir ameliyatın içerisindeki “daha zor” olan bir kümeyi oluşturuyorlar. Çünkü ortada yapısal olarak asimetrik olan bir burnun ameliyattan sonra tamamen simetrik olması gibi devasa bir beklenti söz konusu…



Önce temel bilgiler:
Eğri burun derken önden bakıldığında burnun sağa veya sola doğru yatık olduğu ve burnun sağ ve sol yarılarının yüzün orta hat çizgisine göre asimetrik olduğu burunları kastediyoruz.

Eğri burunların genellikle içi de dışı gibi eğri oluyor ve burun eğriliklerine hemen hemen her zaman hava yolu sorunları ve nefes alma güçlüğü eşlik ediyor.

Burun eğrilikleri düzeltilirken burnun tamamının bir yapısal bütün olarak ele alınması şart. İçeriyi düzeltip dışarıyı bırakmak veya dışarıya estetik müdahalede bulunup içeriye dokunmamak gibi bir durum söz konusu değil (en azından modern rinoplasti’de değil).

Burun eğriliği ile burun asimetrisi sıkça birlikte gözlemlenen ancak birbirinden temelde farklı kavramlar. Eğrilik ve asimetri arasındaki farkı anlamanız da doğru beklentiler geliştirebilmeniz açısından oldukça faydalı olacaktır.

Eğrilik demek yüzün orta hat çizgisi ile burnun orta hat çizgisinin farklı eksenlerde olmasıdır. Asimetri ise orta hat çizgisinin sağının ve solunun birbirinden farklı boyut ve şekilde olmasıdır.

Dediğim gibi çoğu zaman eğrilik ve asimetri birlikte gözlemlenir.

Ancak sizin özellikle anlamanız gereken eğri olmayan bir burunun asimetrik olabileceğidir.

Örneğin tamamen simetrik ve hiçbir eğriliği olmayan bir burun düşünün. Bu burnun bir yanına 1 cc (mililtre) dolgu maddesi enjekte ettiğimizi hayal edin. Bu durumda burun yapısal olarak eğri olmamasına rağmen asimetrik görünecektir.

Bu durumun bir benzeri ameliyat sonrası devam eden sorunları değerlendirirken de karşımıza çıkar.



Burundaki eğrilik düzeltildikten yani bunun orta hattı, yüzün orta hattı ile eşleştirildikten sonra hala burnun sağ ve sol yan duvarları arasındaki asimetriye bağlı olarak burun eğriymiş gibi görünebilir.

Kural olarak insan yüzü asimetriktir ve burun da bunun istisnası değildir.

Burun iskeleti çiftlerden oluşur. Burnu oluşturan tüm yapısal alt birimlerin (kemik ve kıkırdakların) sağ ve sol parçaları vardır. Bu parçalar gelişimsel olarak normal bireylerde de birbirinden farklı boyut, şekil, esneklik ve kalınlıkta olabilir. Burun eğriliklerinin en sık karşılaştığımız sebebi erken gelişim çağında buna alınan travmalardır. Travmaları bazen kişi hiç hatırlamaz bile. Mesela 3 yaşındayken salıncak çarpmıştır.

Buruna alınan darbeler burnun ortasındaki kıkırdak duvarı kırarlar. Bu kıkırdak duvar burnun büyüme merkezidir ve kişi büyürken yıllar içerisinde burun asimetrik biçimde gelişir. Bu asimetriye bağlı burun belirgin olarak eğrilir. Uzun süreli gelişimsel asimetriler öyledir ki sağ ve soldaki burun kemikleri ve kıkırdaklar tamamen farklı uzunluklarda, kalınlıklarda, iç/dış bükey biçimlerde olabilir. Bu yapıları orta hatta bakarak simetrik biçimde pozisyonlandırsanız bile şekilleri arasındaki farklılıklar ameliyattan sonra devam edecektir.

Yüz kemiklerindeki sorunlar da buruna yansır. Örneğin üst çeneniz eğri, yatık veya gelişimsel olarak asimetrik ise burun da üzerinde durduğu platformun eğri olmasından ötürü eğri olmak zorundadır. Mesela dudak damak yarıklı çocuklarda dudağın ve damağın yarık olduğu tarafta üst çene az gelişeceğinden ötürü kompleks bir burun deformitesi ortaya çıkar.

Eğri burunlardaki bir diğer sorun da “kıkırdak hafızası” dır. Burnun orta hattındaki elastik septal kıkırdak duvarı ameliyat esnasında dümdüz yapsanız bile, bu kıkırdak canlı ve biyolojik bir materyal olduğu için uzun vadede iyileşme kuvvetlerinin de etkisiyle yeniden eğilebilmektedir.

Yukarıdaki tanımlamalardan da anlayacağınız üzere burun eğrilikleri doğumsal, gelişimsel veya kazanılmış olabilir ve oldukça karmaşık problemlerdir.



Şimdi gelelim ameliyat ile ilgili kısımlara;
Eğri burunlu hastaların ameliyattan sonra da bir miktar eğriliğin kalacağı ve burun orta hattı çizildiği zaman bu hattın sağında ve solunda yer alan burun yapılarının tamamen simetrik olamayacağını bilmeleri zorunludur. Aksi yönde bir “kusursuz simetri beklentisi” sizi sadece hayal kırıklığına uğratacaktır. Ameliyattan önce ileri derecede eğri olan burunların ameliyattan sonra neredeyse dümdüz ve neredeyse simetrik hale geldiği klinik vaka örnekleri mevcuttur. Benim arşivimde de böyle örnekler var, geldiğinizde birlikte bakabiliriz, ancak bu örneklerin eğri burun ameliyatlarında elde edilebilen klinik sonuçlar açısından biri standart oluşturmadığını bilmelisiniz.

Eğri burun ameliyatlarında, ameliyat sonrasında kalan eğrilik ve asimetri ameliyat öncesine kıyasla çok daha az dikkat çekici olacaktır/olmalıdır. Yani eğrilik ve asimetri belirgin ölçüde iyileştirilebilir ancak tamamen düzeltilemez. Burun içi kıkırdaklarının 2 farklı eksende eğri olduğu ve eğriliğin özellikle burnun arkasındaki kemik duvar ile kıkırdağın birleşiminden başladığı durumlarda burnun orta hat kıkırdağını tamamen çıkartıp ameliyat masasında şekillendirip yeniden buruna iade etmek gerekiyor. Bu yaklaşıma extracorporeal septoplasti diyoruz. Bunu yapmadan eğriliği etkin, kalıcı ve istikrarlı biçimde düzeltebilmek neredeyse imkânsız. Bu tarz bir ameliyat standart bir burun ameliyatından çok daha uzun sürecektir, daha farklı bir takip ve uzun dönem tedavi gerektirecektir. Bu sebeple fiyatı da rutin burun estetiği ameliyatlarının birkaç katı olabilir.

Eğri burun ameliyatlarında son yıllarda elimizi en çok kuvvetlendiren gelişmelerden bir tanesi de ultrasonik kemik şekillendirme teknolojisi (diğer adıyla piezzo). Ultrasonik kemik kesme teknolojisinde ses dalgaları ile kemiği aşındıran hassas mikro testereleri kullanıyoruz. Bu sayede kalınlığı 1-4 milimetre olan burun kemiklerini tam olarak kırmadan şekillendirebilmek veya çok hassas yaş ağaç kırıkları yaratarak kemiğin biçimini ve açılanmasını değiştirebilmek mümkün hale geldi.



Eğri burunlu hastaların bir kısmı kendilerini ameliyata alacak doktor bulamamaktan, bir kısmı da gittikleri doktorların yüksek ameliyat fiyatları söylemesinden mağdur olmaktadır. Bu ameliyatların hastane maliyetleri, takip eden süreçte muhtemel revizyonları maliyetleri, uzun ameliyat süresinin getirdiği ek maliyetler, hekim tecrübesinin artması, hekim alternatiflerinin daha az olması bu tarz ameliyatlardaki fiyatın artmasındaki temel sebeplerdir.

Eğri burunlar ile ilgili bu anlattıklarım okuyucuyu endişelendirmek amacıyla yazılmadı. Bugün Türkiye’de ameliyat ettiğimiz her üç hastadan birisi zaten belirgin burun eğrilikleri ile başvuruyor. Genellikle eğri burunlu hastalar ameliyattan en çok fayda gören ve en büyük değişimlerin ortaya çıktığı grup. Ancak ameliyat öncesindeki kusursuz simetri/mükemmeliyet beklentisi; bu gruptaki hastaların bir bölümünün elde ettikleri muazzam değişime bakarak mutlu olmak yerine burunda kalan minör sorunları görüp mutsuz olmalarına yol açabiliyor. Plastik cerrahide mutlu hastalar elde edebilmenin olmazsa olmaz tek ön koşulu ameliyat öncesinde doğru/gerçekçi beklentiler ile yola çıkmaktır. Bu yazı işte bu amaçla yazıldı.

Burun eğriliğinden şikayetçi iseniz ve bu konuda daha detaylı bilgi almak isterseniz bana ulaşabilirsiniz.

Sevgiyle kalın,
Güzel kalın.


Önceki Yazı
-
Sonraki Yazı
Kalın Burun Derisi

© 2017 Ozan Bitik. Tüm hakları saklıdır | Design by AlevKarimi