TRANSKONJUKTİVAL ALT BELAFORPLASTİ

20 Eylül 2018

Alt göz kapağının dış yüzeyini deri kaplıyor, iç yüzeyini kaplayan örtüye ise “konjuktiva” deniyor. Transkonjuktival alt blefaroplasti; alt göz kapağının iç yüzeyinden yapılan bir kesi ile göz kapağı arka katmanlarını geçerek göz altındaki yağ torbalarına ulaştığımız bir ameliyat yaklaşımıdır.



Bu yaklaşımda sadece yağlar ile ilgili işlemler yapabiliyoruz. Yağlar alınabilir veya göz altındaki oluğa doğru yayılabilir. Ameliyatta deride bir kesi yapılmadığı için dışarıdan görünen bir iz kalmaz. İz kalmaması yöntemin en büyük avantajlarından birisidir. Bir diğer avantaj da alt göz kapağında derinin fazla alınmasına veya derinin alındığı yüzeyde abartılı iyileşmeye bağlı alt göz kapağının aşağıya çekilmesi (retraksiyon/scleral show) veya dışa dönmesi (ektropiyon) gibi komplikasyonların bu teknikte nadiren görülmesidir. Dikiş olmadığı için dikiş alma derdi de yoktur. Genelde hastalar açık göz kapağı ameliyatından daha hızlı iyileşirler, şişlik ve morluk daha az gözlemlenir ancak elbette istisnalar olabilir.

Bu teknikte deride kesi yapılmadığı için deri fazlası alınamaz ve derideki gevşeklik/sarkma/kırışma düzeltilemez. Dolayısıyla bu teknik henüz deride gevşemenin olmadığı ancak doğumsal iskelet yapısına bağlı göz altı torbalarının nispeten erken yaşta belirginleştiği genç yaş grubundaki hastalar için uygun bir yöntemdir. Bu ameliyatı tipik olarak 20’li yaşların sonu ve 30’lu yaşlarda yapıyoruz ancak transkonjuktival yaklaşım, ileri yaşlarda da sıkça kullandığımız bir ameliyat tekniğidir. Torbaların belirgin olduğu ve ameliyat sonrası alt kapak komplikasyonları açısından yüksek riskli yaşlı hasta grubunda özellikle de erkek hastalarda bu yaklaşım tercih edilebilir.



Transkonjuktival alt göz kapağı ameliyatını sıkça göz altına mikro yağ doku transferi işlemi ile kombine etmek gerekiyor. Ameliyat öncesinde göz altındaki torbalar öne doğru fıtıklaştıkları için göz kapağının altında yer kaplayan bir kitle gibi davranıyorlar. Bu kitle bir noktadan sonra alt göz kapağını aşağıdan destekleyen bir pilates topu gibi davranmaya başlıyor. Fıtıklaşan göz altı yağ yastıkçıkları göze kıyasla çoğu zaman geride/zayıf olan kemik yapıyı kamufle ediyor. Transkonjuktival yaklaşımda göz altındaki torbaları küçülttüğümüz zaman burası boşalıyor ve göz altında 6 ay civarında belirginleşen relatif bir çöküklük hali ortaya çıkıyor. Mikro yağ doku işte burada kemiğin üzerini kaplayan ve gözaltı yanak geçişini yumuşatan SOOF adını verdiğimiz yüzeysel yağ yastıkçığını biraz desteklemek için yapılıyor.

Ameliyat esnasında yağ doku transferini yapmak şart değil, her zaman klinik şartlarında sonradan da yapılabiliyor. Burada kararı kişinin işlem için ne kadarlık bir iyileşme süreci öngördüğüne göre vermek lazım. Yağ doku transferiyle kombine edilmezse ameliyat çok daha hızlı iyileşiyor ve sosyal hayata dönüş tipik olarak 5-7 gün içinde mümkün olabiliyor. Yağ doku transferiyle kombine edildiğinde bu süre 10-14 güne kadar uzayabiliyor.



Transkonjuktival yaklaşım mikrocerrahi eğitimi gerektiriyor desem herhalde abartmamış olurum. El hassasiyeti kesinlikle mikrocerrahi düzeyinde olmalı, çoğu zaman büyütücü gözlükler yardımıyla çalışıyoruz. Bu hassasiyetin sebebi göz altı yağ yastıkçıklarını çevreleyen damar ağını görüp o damarları kanatmadan çalışma gerekliliği. Bu damarlar kanadığı zaman göz altı dokularda 3-6 ay kadar devam eden sertlikler, minör asimetriler, yapışıklıklar yaratabiliyor. Bunların neredeyse tamamı geçici karakterde ama biz yine de 1-2 haftada iyileşmesini beklediğimiz bir ameliyatın 1-2 aya kadar hastaya zahmet vermesini istemiyoruz. Bu sebeple her cerrahın elini atıp yapabileceği bir ameliyat değil. Maalesef transkonjuktival yaklaşım her plastik cerrahi eğitim kurumunun müfredatında yer alan ve çok sayıda plastik cerrah tarafından yapılan bir ameliyat değil. Kongrelerde bu yaklaşımı anlatarak elimden geldiğince yaygınlaşmasına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Çünkü bu ameliyat net, ölçümlenebilir sonuçlar veriyor.

Geçtiğimiz 5 yıl içerisinde, göz altı dolgusu çok popülerleşti ve endikasyonları dışında kullanılmaya başlandı. Koca koca gözaltı torbalarını kamufle etmek için torbanın sağına soluna dolgu dolduran uygulayıcılar türedi. Bunlar tamamen yanlış. Zira gözaltı torbalarının oluşum mekanizmalarını bilen bir kişi bunların dolguyla ortadan kaldırılamayacağını da bilir. Blog’da bu konuda “göz altı torbaları nasıl oluşur ve nasıl tedavi edilir?” başlıklı bir yazım var, ona da bir göz atmanızı öneririm. Göz altı torbalarından şikayetçi iseniz, ben daha çocukken bile bunlar vardı diyorsanız, çevrenizden çok mu yorgunsun, alkol mü aldın? madde mi kullandın? gibi abuk subuk tepkiler alıyorsanız, alt göz kapağınızda belirgin bir deri veya kas gevşekliği yoksa, belirgin kırışıklıklar ve deri katlantıları oluşmadıysa transkonjuktival alt göz kapağı ameliyatı için uygun bir aday olabilirsiniz. Sevgiyle kalın
Güzel kalın.



© 2017 Ozan Bitik. Tüm hakları saklıdır | Design by AlevKarimi